Tuesday, 18 March 2014

LINE MESAJLARINIZI YABANCI GÖZLERDEN UZAK TUTUN

LINE’da kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor!

Yoğun iş temposu, şehirleşme ve hızlanan yaşam bizleri dijital dünyada sosyalleşmeye yöneltiyor. Bu alanda bilindik sosyal medya kanallarının yanı sıra ücretsiz mesajlaşma, ücretsiz sesli ve görüntülü arama gibi birçok hizmeti bir arada sunan mobil mesajlaşma platformları da öne çıkıyor. Aile bireylerinden arkadaşlara kadar hayatımızdaki herkesle her an paylaşımda bulunduğumuz bu platformlarda kullanıcıların dikkat ettiği en önemli özelliklerden biri de güvenlik sistemleri. Bu anlamda rakiplerinden ayrılan LINE’da kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor. LINE’ın iç denetim yönetimi alanında üç uluslararası sertifikaya (SOC2, SOC3 ve SysTrust) sahip olan ilk mobil mesajlaşma uygulaması olması da güvenlik standartlarına verdikleri önemin bir kanıtı niteliğinde.

Telefon Numaranızı Gizli Tutun

LINE’da kendinize özel bir ID belirleyerek telefon numaranızı kimselere vermeden iletişim kurabilirsiniz. Sizi LINE ID’nizi kullanarak ekleyen kişiler telefon numaranızı göremezler. LINE ID’nizi belirlemek için Diğer/Daha Fazlası > Ayarlar > Profil menüsünü kullanabilirsiniz.

Telefon numaranıza sahip kişilerin LINE arkadaşları listesine otomatik olarak eklenmek istemiyorsanız “Başkalarının Eklemesine İzin Ver” seçeneğini kapatabilirsiniz. Böylece sizi sadece LINE ID’nizi paylaştığınız kişiler ekleyebilir.

Tanımadığınız Kişilerin Sizi Rahatsız Etmesine Engel Olun

Anlık mesajlaşma uygulamaları kullananların korkulu rüyalarından birisi de yanlışlıkla alakasız bir mesajlaşma grubuna eklenmektir. LINE’da tanımadığınız kişilerin bulunduğu bir grup sohbetine davet edildiğinizde grupta bulunan kişiler telefon numaranızı göremiyor.

Tanımadığınız bir kişi size mesaj attığında LINE otomatik olarak  “Ekle”, “Engelle” ve “Şikâyet et” seçeneklerini sunuyor. Eğer size mesaj gönderen kişiyi tanımıyorsanız kolayca engelleyebiliyorsunuz.

Telefonunuz Yanınızda Olmasa Da Mesajlarınızı Koruyun

Yazışmalarınızı meraklı gözlerden korumak için LINE’a şifre koyabiliyorsunuz. Diğer/Daha fazlası > Ayarlar > Gizlilik ayarlarından “Şifre Kilidi”ni kullanarak LINE’ın her açılışta şifre sormasını sağlayabiliyorsunuz.

Ayrıca “Sohbet Odası Ayarları”ndan tüm sohbet geçmişinizi ve sohbetler içerisinde paylaştığınız tüm dosyaları tamamen silebiliyorsunuz.

Bir arkadaşınız LINE’dan size mesaj yazdığında bildirimin ekranda mesaj okunacak şekilde belirip belirmemesi ile ilgili ayarlarınızı da istediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz. Bildirim ayarlarında yer alan “Önizleme göster” seçeneğini kapattığınızda, yeni bir mesaj geldiğinde ekranda gelen mesaj yerine “Bir mesajınız var!” yazısı görünüyor.

Paylaşımlarınızı Gizleyin

LINE’ı rakiplerinden ayıran bir diğer özelliği de ileti, fotoğraf, video, bağlantı gibi paylaşımların yapılabildiği, sosyal medya yapısına sahip Timeline ve Home özellikleri. LINE’daki Timeline ve Home hareketlerinizi yalnızca arkadaşlarınız görebiliyor. Ancak burada da iletilerinizin kimler tarafından görüntülenebileceğini belirleyebiliyorsunuz.

Timeline’ınızda paylaşmak istediğiniz iletinizi hazırlarken alt menünün en sağında bulunan “Kişiler” sembolüne tıklayarak iletinizin gizlilik ayarlarını yapabilirsiniz.

Nerede, Ne Zaman İsterseniz Güvenle Konuşun, Mesajlaşın!

LINE'ı tüm akıllı telefonlarda (iPhone, Android, Windows Phone, Blackberry, Nokia), tabletlerde ve hatta bilgisayarınızda bile kullanabilirsiniz.

Kullandığınız cihaza uygun LINE indirmek için: http://line.me/tr/download

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Friday, 14 February 2014

Happy Valentine's Day!


Merhaba sevgili blogseverler! En son paylaştığım çiçekli-böcekli, ilkbahar havasında ve çilekli dondurma tadındaki postumdan sonra, bu posttaki soğuk hava esintileri sizde şok etkisi yaratabilir, dikkat :) Bu fotoğraflar geçen hafta, soğuk bir kış günü Çeşme gezmesinde çekildi. Kombinimi hazırlarken aklımda Sevgililer Günü teması vardı ve işte bugün sizinle paylaşmaya hazırım! Umarım seversiniz :)

Hi dear my bloglovers! After my previous post covered with warm fresh spring air, full of flowers and bugs, the cold weather in this post may create a shocking effecct on you; caution :) These photos were actually taken on a chilly winter day in Çeşme where we spent one day during our holiday last week. Keeping the Valentine's Day in mind, I opted for the items reminding the special day. Hope you like them :)






















 Kazak/Jumper: Milla by Trendyol
Gömlek/Shirt: T-box
Mont/Coat: Rodi
Skinny jeans: Mavi
Botlar/Boots: Fox Shoes
Çanta/Bag: Kuzen (Karşıyaka)
Kulaklık/Earmuffs: Şirince'den/from Şirince
Eldivenler/Gloves: Mudo
Saat/Watch: Q&Q

















Sevgililer Gününüz kutlu olsun! Sevdiceğiniz, aileniz, dostlarınız, bir çiçek, bir hayvan, bir mekan, bir hobi... Sevecek bir şey mutlaka vardır hayatta; değerini bilin :) (sevgili Refika Birgül'den esinlendiğim doğrudur:) )

Happy Valentine's Day! Enjoy the love in the air :) 

Puhusever

Wednesday, 12 February 2014

Is it spring yet?


Bol güneşli, ılık bir kış (!) gününden herkese merhaba! Şu anda sizinle karlı mekanlarda, kardan adam yaparken veya kar topu oynarken çekildiğim fotoğraflarımı paylaşıyor olmayı ve kışa dair keyiflerimi anlatıyor olmayı isterdim ama gördüğünüz gibi kış, bu yıl pek kendini hissettirmedi. Dahası, havanın ılık gitmesiyle birlikte doğa canlanmaya başladı! Ağaçlar çiçeklendi, papatyalar açtı, arılar vız vız çalışmaya başladı! İlkbahar, en sevdiğim mevsimdir ama bu kadar erken gelişini bünyem kaldırabilecek mi emin değilim. Her şeyi mevsiminde yaşamak en güzeli. İlkbaharcım, sen bir süre daha bekle olur mu, arkadaşımız kış ile biraz daha keyif yapalım :)

Hi to all on a shiny bright winter (!) day! I would rather be sharing my snowy photos in which I'm making a snowman or playing snowballs now and talking about the pleasure of winter on this post now, but as you see, we can't feel winter at all this year :( What's more, nature has started to awaken; we can smell the flowers all around and see hardworking bees buzzing. Spring is my favorite time of the year, but not too soon. It's great to enjoy every season at its right time. Dear spring, calm down and let us have more fun with winter :)

Bakalım bu ilkbaharımsı kış gününde ne giymişim... Daha önce online alışveriş sitelerinin hediye kampanyalarından burada bahsetmiştim; bu kazak da Choies'tan hediye kazandığım bir ürün. Kazağın ön kısmındaki çapraz ip detayına ve eteğinin peplum oluşuna bayıldım; severek kullanacağım parçalardan biri oldu bile :) 

İçi pelüş, leopar desenli babetlerim ise Flo'dan. Bu tarz babetleri ilk önce Coco Bolinho'da, sonra da Fashionfromsmyrna'da görmüştüm ve dayanamayıp almıştım. Ayaklarımı üşütmek istemediğim güneşli günler için çok ideal ve ayrıca çok rahat :) 

Bu kez lafı fazla uzatmadan sizi güneşli ve çiçekli fotoğraflarımla baş başa bırakıyorum :) 

Let's see my outfit on this springlike winter day! I've told you about the online shopping campaigns here before; this jumper is a gift from Choies. I'm in love with the ruffle details of it! It's already one of the beloved items in my closet :)

The leopard flats have some plush inside, keeping my feet warm whenever I wear them. I saw Coco Bolinho and Fashionfromsmyrna wearing this type of flats and immediately bought the ones I found at Flo. 

This time, I won't bother you with more details. Here are the photos full of sunshine and flowers :)



Kazak/Jumper: c/o Choies (burada/here)
Skinny jeans: Mavi
Babetler/Flats: Flo (benzeri burada/similar here)
Gözlükler/Shades: Balenciaga
Şal/Scarf: Hediye/A gift
Saat/Watch: Levi's
Küpeler/Earrings: Koton














Sevgiler & keyifli haftalar :) (ve tabii ki fotoğraflar için Ayşen'e teşekkürler :) )

Love & enjoy the week :)

Puhusever

Wednesday, 5 February 2014

Sweet like cupcakes


Güneşin gülen yüzünü gösterdiği ama bir o kadar da serin rüzgarların estiği, hafta sonu görünümündeki hafta içinden merhabalar! Bu hafta çok sevinçli ve keyifliyim çünkü bir hafta tatil yapıyorum :) Eşimle birlikte tatilde ne yapalım diye düşündük taşındık ve kendimizi Alaçatı'da bulduk! Yazın tadı bir başka ama Alaçatı'yı özellikle sonbahar-kış dönemlerinde daha çok seviyorum. Üst üste kıyafetleri giyinip sokak aralarında tembel tembel dolaşıp fotoğraf çekmek (ve tabii ki çekilmek!), elime sevdiğim gazete-dergileri alıp kahve eşliğinde keyif yapmak, doğanın ve sessizliğin sesini dinlemek... Yazlık mekanlara sadece yazın gidilir diyorsanız bence bir kez daha düşünün :)

Serin rüzgarlardan bahsetmişken, daha önceden Alaçatı'nın havasını kestiremeyip ince giyinerek şifayı kapmıştım. Bu defa deneyimliydim ve en pofuduk, en sıcak tutan kıyafetlerimi giydim! Aşağıda fotoğraflarda bol bol göreceksiniz, lahana gibiyim :) Belki kalın giyindim ama kesinlikle sevdiğim parçaları seçtim: özellikle cupcake desenli çoraplarıma dikkat, lütfen :) 

Hello from a sunny but windy weekday which in fact looks like the weekend because ... it's my week off! My husband and I decided to spend some time in Alaçatı after thinking a lot about what to do :) Summer in Alaçatı is fantastic but somehow I really enjoy the fall-winter period more. Wearing cosy and comfy outfits and wandering around in the empty streets, taking photos (and being shot in the photos :)), reading my favourite newspaper or magazine while sipping my coffee, listening to the sound of the nature and the silence... Think twice if you insist on visiting seaside towns only in summer :) 

Speaking of the wind, I've experienced the flu because of not being careful about the weather in Alaçatı before :( This time, I was experienced so I opted for plush and the warmest clothes! I felt like a cabbage in the photos you'll see below :) I may have worn a cosy outfit but included the items I like: pay attention to my cupcake patterned tights ;) 







































Kazak/Jumper: Mango
Pelüş yelek, etek ve küpeler/Vest, skirt and earrings: Koton
Mont/Coat: Rodi jeans
Şal/Scarf: Arkadaşım Melike'nin hediyesi/A gift from my friend, Melike :)
Çorap/Tights: Penti
Botlar/Boots: Steve Madden
Çanta/Bag: Kuzen (Karşıyaka)












Kabul ediyorum, stil postundan çok fotoğraf albümüne benzedi bu post :) Alaçatı'da renkler o kadar göz alıcı ki, sizinle paylaşmasam olmazdı :) Alaçatı'ya gitmeyi düşünenlere birkaç küçük önerim olabilir:

  • Belki de sadece dinlenmeye gittiniz ama zamanınızın tamamını otelinizde geçirmeyin. Sokaklarda dolaşın, kaybolun, fotoğraf çekin.
  • İmren Han'da mutlaka sakız tatlısı yiyin.
  • Sakız tatlısı sizi kesmediyse, sakızlı Türk kahvesi için, Metin Usta Köy Kurabiyecisi'nden sakızlı kurabiye alın ve dönerken sevdiklerinize götürün.
  • Takı standlarını ve Cumartesi günü kurulan yerel pazarı gezin, orijinal şeyler bulabilirsiniz.
  • Bin bir çeşit kokulu sabunlardan alın.
  • Akşam yemeğinde rakı-balık-rokayı es geçmeyin :)

 Sizin başka önerileriniz var mı? Paylaşırsanız çok sevinirim! Sevgiler ve neşeli günler :)

I admit that this post is more like a photo album than an outfit post :) The colors and details in Alaçatı were so jazzy that I couldn't help but show them to you :) I have a number of recommendations for the ones willing to pay a visit Alaçatı:

  • Perhaps, you just came for relaxation but don't spend your whole vacation in your hotel. Go out and discover the town, take some photos.
  • Taste the gummy dessert at İmren Han Patisserie.
  • If not satisfied, drink some Turkish coffee with gum, buy some gummy cookies from Metin Usta and bring them home. You'll love them!
  • Visit accessory shops/stands and the local street market on saturday.
  • Buy some flavored soaps which have many many different types.
  • Don't forget to have fish & raki for the dinner :)
Would you like add more recommendations besides mines? I'll be happy if you would! Love and have a joyful week :)



Puhusever





Thursday, 30 January 2014

The Puhu Diaries



Herkese merhaba! Yağmurun yerini güneşe bıraktığı bu güzel perşembe gününde kendimi enerji dolu hissediyorum! Belki havadan, belki de cuma günü bir haftalık izne çıkıyor olmamdan dolayı :) Sebebi ne olursa olsun, fotoğraflarımla bu pozitifliğimi size yansıtmaya çalıştım :) Umarım siz de keyifli bir hafta geçiriyorsunuzdur!

Hello, everybody! I feel so energetic on a sunny day like this after the rainy and gloomy days! It may be due to the weather or the fact that I'm going to take a leave for one week starting from Friday :) Whatever the reason is, I'm trying to reflect my positivity through my photos :) Hope you're having a jolly week!





Bugünkü stilimde kullandığım şapkayı alalı çok oldu ama bir türlü kombinleme fırsatım olmamıştı. Bordo ve devetüyü renklerini birbirine çok yakıştırdığımdan, dün gece "ne giysem acaba?" diye kara kara düşünürken, hemen aklıma şapkam geldi ve ortaya bu bütünlük çıktı :) Kıyafet konusunda, hem ofis hem de mesaiden sonra arkadaşlarımla buluşma için uygun parçalar seçmeye dikkat etmem gerekiyordu: rahatlık ve azıcık şıklık :) Siz de beğenecek misiniz bakalım :) 

Bu arada, bu kombine yönelik post hazırlamayı daha önceden planlamadığım için fotoğraf çekimini cep telefonumla yapmak durumunda kaldık; fotoğraf kalitesini düşürmemek için boyutlarını küçük bıraktım. Çekimde aktif rol oynayan sevgili arkadaşlarım İclal ve Çiler'e çok teşekkür ederim; sizinle çalışmak büyük keyif ;)

I bought the hat I'm using in today's outfit a long time ago, but I haven't had the chance to use in my posts so far. Burgundy and camel are two colors matching really well and that was the idea bringing me to this oufit as soon as I remembered my camel hat :) Actually, I had to keep comfort and chicness in mind both for office and meeting friends after work. Let's see what you think :)

By the way, I didn't plan to organize a photo shoot for today, so we had to resort to my smartphone for taking photos and I kept the size of the photos rather small in order to prevent blurred images. Thanks a lot to my beloved colleagues İclal and Çiler who supported me in this photo shoot; it was a pleasure for me to work with you ;)






















Ofiste masamın baş tacı olan puhu, çekim boyunca yanımdan ayrılmadı :) Şimdi gelecek hafta için planlar yapma zamanı!!!

The owl, one of the most important items on my office desk, didn't leave me alone in the photos :) Now, it's time to make arrangements for next week; yay!!!





Ceket/Jacket: Mavi
Kazak/Jumper: Mango
Pantolon/Trousers: Koton
Botlar/Booties: Modagram
Çanta/Bag: Zoopa 
Şapka/Hat: Deichmann
Kolye/Necklace: Maggala
Saat/Watch: Converse


Puhusever